Advert Advert
Advert
Bu makale 21 Eylül 2016 20:17:18 Tarihinde eklenmiştir. 1875 Defa Okundu.

BİR HİKAYE

Hani kapalı çarşıda arakiye (takke) satarak geçinmeye çalışan İbrahim Ağa bir rüya görmüştü. Bağdat’ta filan köprünün üzerinde üç üzüm tanesi yemişti gecenin bir yarısında. Ve birkaç kez daha aynı rüya! Öyleyse bu bir kader, bir yazgı olmalı. Düştü yollara. Günlerce yürüdü aç, susuz, bitap... Bağdat’a vardı, işte rüyasında gördüğü köprü hemen şuracıkta. Lakin ne üzüm var ne de başka bir şey. Bir derviş gelmekte karşıdan. Elindeki sepet üzüm dolu. Sorsa iyi olacak. Hikâyesini anlattı arakiyeci. Acı acı güldü derviş: “Be hey ahmak! Ne kadar da safsın. Bir rüya için insan düşer mi yollara? Ben de yıllardır görmekteyim bir hazine. İstanbul Topkapı’da Topçular denilen yerde, bir takkecinin kömürlüğünde üç küp altın! Sen üç üzüm için gelmişsin ta buralara...”

 

Tamam dedi İbrahim Ağa “Sır çözüldü.”

 

Döndü memleketine, kazdı kömürlüğünü. İşte hazine ayan beyan ortada. Çil çil hem de. Yedi, yedi bitiremedi kısmetini. Fakir fukarayı da şenlendirdi. Bir de cami yaptırdı Zeytinburnu’na. Vakanüvisler kaydetti: 1591 miladi.

 

Şu duvarın dibine çömelmiş çocuğun elinde de birkaç üzüm var. Sımsıkı avuçlanmış sadece birkaç üzüm.

 

Hayır, arakiyecinin rüyasında gördüğü gibi değil bunlar. Servet vadetmiyorlar. Fakat bir kader bu! Bu bir yazgı!

 

Hâli vakti yerinde olduğu her hâlinden belli olan bir adam geçiyor oradan:

 

“O elindekiler nedir?” diye soruyor.

 

Mahcup bir tavırla “Üzüm.” diyor çocuk. “Kış üzümü.”

 

Anlayamıyor adam. Çekirdeksiz, çavuş, besni, sultaniye ve daha birçok çeşidi var tamam! Lakin bunu ilk kez duyuyor, meraklanıyor:

 

“Satıyor musun onları?”

 

“Hayır, satılık değil bunlar. Kışın arka bahçemize serçeler geliyor da... Onlar için saklayacağım.”

 

Bir şey anlamıyor adam çocuğun söylediklerinden. “Hiç mantıklı değil.” Böyle söylüyor, lüks arabasına doğru yürürken.

 

Umursamıyor çocuk. Öylece bakakalıyor gidenin ardından:

 

“Siz büyükler! Neden her şeyi parayla satın almaya çalışıyorsunuz ki?” Sadece bu sözler dökülüyor ağzından.

 

Küçücük beden, büyüyor birden. İstiridyenin içine düşen nisan yağmuru, inciye dönüşür ya; bir “inci” oluyor çocuk, bir inci!

Bir kitabın ilk hikâyesinde anılıyor! 

 

NOT: "KIŞ ÜZÜMÜ" kitabımızı Cide Gürkan Kırtasiye'den, D & R, kitapyurdu, idefix gibi internet sitelerinden temin edebilirsiniz. 

 

 

Etiketler
Yorum Yap
Advert Advert Advert
HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
28°C / 14°C
Durum
GökGürültülü Sağnak Yağışlı
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
03:39
Güneş
05:29
Öğle
12:58
İkindi
16:53
Akşam
20:16
Yatsı
21:56
Advert
ANKET
TÜMÜ

HİZMETE GİREN TESİSLERİN SİZE GÖRE EN FAYDALISI ?

sanalbasin.com üyesidir